www.yahyalifoto.com

Sitemizde Fotoğraflara Bakmak İçin Üye Olma Zorunluluğu Yoktur.
Fotoğrafları indirmek , yorum yazmak ve yeni fotoğraflardan haberdar olmak için lütfen üye olunuz.Sitemize üye olmak 10 saniyenizi almaz...
Kayıt Ol

Değerli katılımlarınız emeklerimize bir teşekkürdür...

kapat
c_tl c_t c_tr
c_l
Üye Paneli
Kullanıcı:
Şifre:

Beni hatırla?


Rastgele Fotoğraf

Aladağlardan gün batımı
Aladağlardan gün batımı

Yahyalifoto(Admin)

Reklam



 



HABERLER Ve DUYURULAR



SULTANLARIN SAZLIĞI SULTAN SAZLIĞI -- Yazan Yahyalifoto(Admin) tarih: 02.02.2016 00:04

Öncelikli bu muhteşem sulak alanın isminin neden Sultan ile başladığından kısaca bahsedelim. Osmanlı İmparatorluğu zamanında sultanların avlak yeri olmasından dolayı Sultan Sazlığı ismini almıştır. Gelelim alandaki sistemin işleyişine. Sultan sazlığı bilindiği gibi üç ilçenin arasında bulunan ve buraların suyu ile beslenen bir sulak alan. Bu muazzam ekosistem bundan yaklaşık 70 yıl öncesine kadar insan müdahalesi olmadan kendi kendine sistemini sağlıklı bir şekilde devam ettirmiştir. İnsan müdahalesi olmadan işleyen sistemin çalışma prensibini basitçe anlatmak gerekirse Yahyalı ve Dündarlı'dan gelen sular önce sazlıklara ve iç göllere akıyordu, sonra ise bu alanlar suya doyunca, sular artık meşhur Yay Gölü’ne akmaya başlıyordu. Her zaman olmamakla birlikte özellikle yağışlı geçen yıllarda Yay Gölü’nü dolduran sular taşıp, Çöl gölüne geçmekteydi. Çok hassas dengeler üzerinde işleyen sistem sonraları insan müdahalesi ile yavaş yavaş doğal döngüsünü kaybetmeye başlamıştır. Alana su taşıyan derelere barajlar yapılması da sistemin dengesini alt üst etmiştir. Bu dengenin bozulmasındaki iki önemli faktör sıtma hastalığı ve tarımdır. Tabi o zamanlarda sulak alanların önemi bilinmemekteydi. Her bataklık kurutulmalı ve tarıma açılmalı gibi bir mantık hâkimdi. Bu mantıkla alanın her tarafına drenaj ve su tahliye kanalları açılarak alan âdete can çekişir hale getirilmiştir. Bu sancılı ve sistemli bir şekilde yürütülen sürecin yanlış olduğunu söyleyen birileri çıkmış ve alan koruma altına alınmaya başlanmıştır. Koruma statüsü alandaki tehditler arttıkça sürekli bir üst seviyeye çıkarılmış. 1998 yılında uluslararası öneme sahip sulak alan olmuş ve nihayet 2006 yılında Milli Park statüsüne kavuşmuştur. Bu statüyle birlikte alanın önemi de anlaşılmıştır. Alanda meydana gelen değişiklilerden ve tahribattan sadece biyolojik çeşitlilik değil insanlarda zarar görmüştür. Ayrıca alanda içten içe devam eden bir problem daha vardı. Bu problem özellikle sazların sistemli ve bilinçli bir şekilde yakılmasından oluşan Turba yangınıdır. 2009 yılında alanın önemini bilen yöneticiler sayesinde bu yangın zorda olsa söndürülmüş ve alana su girişini engelleyen tüm faktörler kısmen de olsa ortadan kaldırılmıştır. Tabi bu zamana kadar yapılan iyileştirme çalışmaları alanı şaşalı günlerine döndürmese de daha güzel günler olacağının işareti olmuştur. Alandaki bu değişimin hemen kendini göstermesini beklemek doğru olmaz. Eski tabelasında 250’nin üzerinde kuş türü barındırdığını yazmaktadır. Bu durum şimdilerde bu yöne doğru bir gidiş olduğunu göstermektedir. Diğer canlılar içinde durum giderek daha iyi yönde olduğunu göstermektedir. Örnek verecek olursak sistemli yok olma sürecinde alanı terk eden hayvanlar nihayet tekrardan alana dönmeye başlamışlardır. Çakal bu hayvanların başında gelmektedir. Herkesin görmesi gereken bu muazzam sulak alanda son yıllarda Ovaçiftlik Köyü tarafında iki farklı rotada yürüyüş yolları yapılmıştır. Bu yollarla alanda farklı mevsim ve zamanlarda farklı türden kuşları görmeniz mümkündür. Ayrıca Yaban domuzu, Kurt, Çakal, Tilki, Porsuk , Gelengi ve alanın maskotu Alaca Sansarı da görebilirsiniz. Ziyaretçi merkezinde alanı kameralarla canlı görüntülerini izleyebilir, kuş müzesinde kuşlara yakından bakabilirsiniz. Sultan Sazlığı’na giderken yanınızda mutlaka dürbün ve fotoğraf makinası almalısınız. Hep bir söz vardır bilmediğin, görmediğin yer senin değildir derler. Onun için buraları görüp bilmekte elbette fayda vardır ancak mutlak olan gerçek ise tanımak, sevmek ve korumaktan geçmektedir.

Zebil Vadisi -- Yazan Yahyalifoto(Admin) tarih: 20.01.2016 22:36

Zebil Vadisi, Zamantı Irmağı'nın oluşturduğu yatay yapılı bir vadidir. Zebil Vadisi'nin oluşturan dev kalker ve mermer blokları kırmızımsı rengini demir ve demiroksitten almaktadır. Zebil vadisi ismini 4.Ermeni Kralı İsabella'dan aldığı düşünülmektedir.

Develi Ovası -- Yazan Yahyalifoto(Admin) tarih: 16.01.2016 20:48

Tektonik bir çöküntü içerisinde etrafındaki Erciyes ve Aladağlar'dan gelen akarsular ile doldurulmuş bir ovadır. İç Anadolu bölgesinin büyük ovalarından biridir. 10 kilometre karelik bir alanı kaplamaktadır. İçerisindeki çöküntülerde yer yer sazlık ve bataklıklar oluşmuştur.

Yahyalı'nın köyleri -- Yazan Yahyalifoto(Admin) tarih: 08.01.2016 22:31

Yahyalı'nın köyleri sayfamızı değiştirmedik. Değişen büyükşehir yasası ile birlikte Yahyalımızın köyleri mahalle konumuna geçmiştir. Biz yine de sayfamızda bu mahallelerimiz köy olarak sitemizde yer alacaktır.

Hacer Ormanları -- Yazan Yahyalifoto(Admin) tarih: 02.01.2016 22:28

Hacer Ormanları Yahyalı'nın güneyinde Ulupınar Köyü sınırları içerisindedir. Hacer Ormanları ismini bölgenin karstik kayaçlardan oluşması ve bu alanda bolca bulunan kayaçların arapça ismi olan Hacer kelimesinden almıştır. Hacer ormanlar 1400m yükseklikten başlayıp 1900 m'ye kadar yükseltide kendisiyle aynı adı taşıyan Hacer Vadisi içinde bulunmaktadır. Orman içerisinde bolca karaçam bulunmakla birlikte sedir , ardıç ve köknar da bulunmaktadır. Ayrıca yaprak döken ağaçlardan meşe ,titrek kavak ve huş ağaçı bulunmaktadır.



1  2  3  4  5  6  »  Son Sayfa »

Bir sayfada kaç adet Fotoğraf görünsün?: 

 

c_r
c_bl c_b c_br
Hazırlayan YAHYALIFOTO http://www.yahyalifoto.com

  diziler Counter Powered by  RedCounter Bölgeler ve Şehirler Diğer Real Time Web Analytics Powered by  MyPagerank.Net

                Yahyalı,Yahyalı Resimleri,Yahyalı fotoğrafları,Yahyalı kapuzbaşı,Yahyalı Aladağlar,Yahyalı manzaralar,Yahyalı yaylalar,Yahyalı şelaleler,Yahyalı Sultan sazlığı,Yahyalı Derebağ,